Yer: Beyazıt
Saat: 08:35
Hafif bir rüzgar esiyor. Mayısın sarısı incecik ısıtıyor ensemden. Mızıka çalıyor sağımdaki bankta oturan adam. Kahvemi yudumluyorum. Kösele ayakkabılar acele acele işe gidiyorlar önümden geçerek. Ben bugün babama yalan söyledim. Yaşlı kadın bankların arasında birikmiş naylon poşetleri topluyor. Çocuklar toplandı bir anda çukurun başına. "Anne, kedi yavruları burda." diye bağırıyor bir tanesi. Hah, birkaç kişi daha toplandı şimdi. "Ben senden önce gördüm" diyor diğeri. Küfür ediyor yaşlı kadın. Neye söylendiğini anlamıyorum. Ne söylediğini de duymuyorum aslında, ama sesinin vurgularından edepsiz birşeyler olduğu belli. Bıraktı elindekini, izmarit aldı yerden. Yüzüne sokak kiri oturmuş, saçları karışık. Benim saçlarım ne kadar uzundu. Tahammül edemiyorum artık uzun saça, kesilsin temizlensin istiyorum. Babama her yalan söylediğimde intihar edesim geliyor. Bir saattir açılmasını beklediğim kitapçı, kepenklerini açtı. Biraz kitap kurcalayayım..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


0 yorum:
Yorum Gönder