saat: 02.08

Temmuz 03, 2009



Kafka'dan bir sözle başlamalıydım yazıma. Ne yazık ki "aforizmalarım" yatağımdan çok uzakta. Odam karanlık, bir tek küçük okuma lambam..

Başımda deli bir ağrı var. Pencerem açık, hava almaya çalışıyorum. Temmuz'un sıkıntısı içimi dolduruyor, nefes alamıyorum sanki. Belki de bu benim kendi sıkıntım, Temmuz'a suç atıyorum. Herneyse! Ben Temmuzları sevmiyorum.

Uzamaya başlayan saçlarım ensemi yakıyor. Gelişi güzel topluyorum. Saçlarım kendi renginde değil. Ben de kendi rengimde değilim zaten, ne farkeder. Kalbimi yabancı bir el sıkıyor. Sol ayağım uyuştu.

Günlerimi çok boş geçiriyorum. Saatlerimi harcıyorum bozuk para sanki. Ne çoklar.. Ağır hareketlerim var, dingin değil aksine yorgun. Süslü cümleler kuramayacak kadar yorgun. Babam yokken, iki apayrı kadın var evde. İki mutsuz kadın. İstiyorum ki onu sarayım, güldüreyim. Saçmalıyorum. Sonra bakıyorum dilenerek. Görmüyormusun diyorum, ben kendime yetemiyorum. Gözlerim dolmaya hazır, burnum sızlıyor. Ve ben tek kelime edemiyorum.

Ellerim kirli. Sık sık yıkıyorum. Kuruyor, kirleniyor yeniden. Sıkılıyorum. Rutin davranışlara anlamlar yüklüyor, kendi karmaşamla benzerlikler kuruyorum. Ne saçma. Aslında hiçbir şey yapmıyorum. Tüketiyorum, benim olanı, olmayanı...

Kasenin dibinde bırakılmış çöpsüz üzüm tanesiyim. Bazen yalnızlığı kendime yakıştırıyorum. Bunların hepsinin kendi tercihim olduğunu düşünüp avunuyorum.

Yalnızım. Artık kimsenin hatırını gerçekten merak ettiğim için sormuyorum. Kimseyi dinlemiyorum. Dinliyormuş gibi yapıyorum. Ahmakça kafamı sallıyorum ve yavan yorumlar.. Ben artık kimseyi sevmiyorum. Kimseye birkaç saatten fazla tahammül edemiyorum, boğazımı sıkıyorlar. Zarar vermek, canlarını yakmak istiyorum.

Çok çeşitli insanlar tanıdım. Birbirlerinin türevleri, her birinin söyleyeceği fazladan lafları var. Yüzlerine baktıkça, konuştukça üsluplarında, olmak istedikleriyle aslında ne olduklarının kıyasını yapıyorum. Elimde olmadan yapıyorum bunu. Midem bulanıyor. Hiçbiri gerçek değil. Soğuyorum. Gerçek olmayan anılara, fantastik yaşanmışlıklarına, bekledikleri şaşırma tepkilerini veriyorum. Hoşlarına gidiyor, anlattıkça anlatıyorlar. Bense sıkılıyorum, koşarak uzaklaşmak istiyorum. Ama gideceğim yerim yok, mecburen kalıyorum.

Artık hiçbirşeyimi kimseyle paylaşmıyorum. Kimseye tanıtmıyorum kendimi. Kendilerindne birkaç ipucu veriyorum her birine ayrı ayrı. Beni seviyorlar. Bense hiçbirini sevmiyorum. İstediğimi olma oyunu oynuyorum. Çünkü hepsinden bende var. Bendense onlarda hiç...

Bazen umutlar dağıtıyorum. Duymak istedikleri, hemen benimseyecekleri türden şeyler. Hoşuma gidiyor. Bir anlık sadece. Sonra unutuyorum. Onlarda tabii..

Yatağım sallanıyor. Ben ölümden korkmuyorum. Odamda ıslak bir hava var. Boğazım yapışıyor. Uyumak istiyorum biraz, uyudukça büyüyorum.


M.

0 yorum:

 
◄Design by Pocket